Cennet Memleketim KAVAK KÖYÜ


www.yildizelikavakbeldesi.com
***KAVAK KÖYÜ SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ ***Dilek ve isteklerinizi mesaj kısmına yazınız ***SİTE ADRASLERİMİZ (www.kavakkoy1.blogcu.com)..(www.kavakkoyu.tr.cx).(www.kaan58.blogcu.com)...(www.yildizelikavakbeldesi.com ) ***

KÖYLÜLERİMİZ
MEHMET ALTUN 
KİŞİSEL WEB SİTESİNE 
HOŞGELDİNİZ

KÖYÜMÜZ YILDIZELİNE 12 SİVASA 60KM MESAFEDE E 23 KARAYOLU ÜZERİNDE SİVAS -SAMSUN DEMİRYOLUNUN DA KESİŞTİĞİ ŞİRİN HUZURLU BİR KÖY (ÖZ TÜRKLER DİYARI ) SEVGİLİ KAVAKLILAR SİTEMİZİN DAHA ZENGİN VE ÇEŞİTLİ OLMASINI İSTİYORSANIZ RESİM,YAZI VE DİLEKLERİNİZİ MESAJ YAZ KISMINA YADA

mehmetaltun58tr@hotmail.com
ADRESİNE BEKLİYORUM
KAVAK KÖYÜ MERKEZ CAMİ
MEHMET ALTUN 
KİŞİSEL WEB SİTESİNE 
HOŞGELDİNİZ


MESAJ YAZ

NEYE NE DERLER - KAVAK BELDESİ SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ - Blogcu



KAVAK BELDESİ SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ

  • 2/3/2007 - NEYE NE DERLER
  • Kategori: NEYE NE DERLER

    • 2/3/2007 - NEYE NE DERLER

    Kategori: NEYE NE DERLER

    aracah: Sacın üzerinde pişirilen yufkayı döndürmekte kullanılan yassı tahta

    Al: Düğünlerde damadın sırtına üçgen şeklinde takılan kırmızı ve pullarla süslenmiş bez

    Ala seyfiye: Rastgele

    Alaca: Ağaç dallarından ve çıtalardan yapılmış bahçe kapısı

    Alacıh (Alaçuh): Bahçe ve bostanlara yapılan küçük, derme çatma kulübe

    Alışlanmak: Tutuşmak, yanmak

    Âmannamah: Yana yatmak

    Angel: Doğuştan hadım olan boğalara verilen ad

    Apartuman: Apartman

    Âri: Eğri

    Aşırma (Aşurma): En büyüğün bir küçüğü olan orta büyüklükte iki kulplu kazan

    Azap: Çalıştığı evde kalan ve evin bir çok işiyle birlikte genellikle hayvanlarının bakımıyla ilgilenen işçi

    Azuh: Azık.

    Badal: Küçük çukur, merdiven

    Batal: Büyük

    Bayahdan: Az önce

    Becek: Bucak, köşe.

    Behen: (Kars göçmenlerinin dilinde) Bana

    Belinglemek: Çok şaşırmak

    Beninen: Benimle.

    Beyle, şeyle, eyle: Böyle, şöyle, öyle.

    Bezük: Turuncu renk

    Bıldır: Geçen yıl

    Boyunduruh: İki öküzü yayana sabit tutmaya yarayan, yaklâşık iki metre boyundaki ağaç

    Bunaçe: Bu geçe, ırmağın bu tarafı.

    Cağ: Uzun ve yontulmamış ağaç parçası

    Cağlıh: Eski tip evlerde banyo

    Cahal: Cahil.

    Cemek(Cemak): Pulluğa bulaşan çamurları temizlemeye yarayan ucu keskin ve yassı olan bir alet

    Cılban (Cıblan): Bir tür yaban fiği

    Cıncıh: Bilye

    Cicik: Meme

    Comart:Cömert

    Çalhama: Yağı alınmış yoğurdun ayranı

    Çamdı (Çamdu): Tavan

    Çemkurmek: Havlamak, bağırmak

    Çente: Çanta.

    Çerlemek: Kabaca ölmek

    Çimmek: Yıkanmak

    Daal, doğul: Değil

    Dâmek: Değmek

    Deligannı, delânnı: Delikanlı

    Dene: Tane

    Dıhız: Çok dar olan

    Döşürücü: Köy köy dolaşan dilenci

    Dürmeç: Ekmeğin içine bir şeyler konularak silindir biçiminde sarılmış şekli, dürüm

    Eccük: Azıcık

    Ellaham : “Allah u a'lem”den galat, Allah bilir.

    Eme: Hala, babanın kız kardeşi

    Essah: Sahi, gerçek

    Fetil: Yufkadan biraz kalın olarak yapılan sac ekmeği

    Fıhramak: Ekşimek

    Galguç: Havuç, çiğdem gibi şeyleri sökmeye yarayan ucu sivri değnek

    Gamga: Ağaç yongası ya da kabuğu

    Gapçuh: Buğdayı yıkadıktan sonra arta kalan saman

    Garametli: Çilekeş, cefakâr

    Gaspanek: Kasten, bilerek

    Gaşmah: Kaçmak

    Gater: kadar

    Gatıh, çalhama: Ayran

    Gelengü: Gelincik

    Gıdalah: Bir çeşit çocuk oyunu, bu oyunda kullanılan yassı taş. (Yine bu oyunda kullanılan yumurta şeklindeki taşa da “fodalah” denir.)

    Gıdıh: Çene

    Gılavlamah: Tırpanı masatla keskinleştirmek

    Gıllım gaga: Sopalarla oynana bir tür çoban oyunu.

    Go: Kadınlara seslenmek için kullanılan bir tür nida

    Gozer: Kalburdan daha büyük olan bir tür eleme aracı

    Gugü: Karamuk denilen çalı şeklindeki bir ağacın meyvesi

    Hakkat: Hakikat

    Heçik: Evin tavanına atılan kalın ağaç

    Hekmet: Hikmet

    Helik: Orta büyüklükteki tezek, küçük taş parçası

    Heri: Herif, kişi

    Hezan: İri yarı.

    Horuz: Horoz.

    Hökumet: Hükümet

    Ilınçah: Beşik

    Ilışlamak: Sıcak suyla soğuk suyu karıştırmak, ılıştırmak.

    Isıcah: Sıcak.

    İdare: Gaz lambası

    İğeşmek: Kendisine ait olan bir işi başkasına yaptırmak istemek

    İlazım: Lazım

    Kendilemek: Kin gütmek

    Keşik: Sıra

    Kışkırlemek: Köpeği, birinin üzerine salmak.

    Köm: Toplu.

    Kösnü: Köstebek

    Kurün: Hayvanların yem yedikleri ve su içtikleri yer

    Kusmuk: Yumruk

    Kuşüm: Endişe

    Lehlemek: Çok yorulmak

    Mâde: Başka, diğer. “Bundan mâde: bundan başka”

    Mahat: Evlerde duvar kenarlarına oturmak için tahtadan yapılmış yer.

    Mane vermek: Kusur aramak

    Mengurde: Büyükbaş hayvanları bağlamak için ağaçtan yapılmış “U” biçimindeki alet

    Mıncımah: Cıvımak

    Nazlım: Uysal.

    Nazlım: Yaramaz olmayan

    Neyce: Çok iyi

    Nörüyon: Ne yapıyorsun, nasılsın?

    Oğürsemek: İneklerin boğaya gelmesi

    Onart: Düz, ön

    Öhlez: Cılız, korkak

    Ötâçe: Öte geçe, ırmağın diğer tarafı.

    Ötânner: Geçen gün

    Öynük: Önlük

    Pağ: Ören yeri

    Pahıl: Cimri

    Partal: Mübalağa, abartı.

    Pıskırmah: Hapşırmak

    Pinlik, pinnik: Kümes

    Pöçük: Kenar

    Puhari: Baca

    Punar: Pınar, çeşme

    Pürçekli: Havuç

    Salahana: Aylak aylak gezen, Başıboş dolaşan

    Sekumeç: Sek sek oyunu.

    Seten: Bulgur döğme taşı

    Sinen bidik: Saklambaç

    Soharıç: Yemek sosu

    Suğumah: Somurtmak

    Suğumak: Somurtmak

    Süflü: Perişan

    Sümsüm: Sümsük, uyuşuk

    Süyüm: Göz kararı uzunlukta alınan ve iğneye takılan iplik

    Şeremet: Hızlı, çabuk

    Tavatir: Tevatür, yaygın söylenti

    Tezmek: Kaçmak

    Tısga: Soğan tohumu

    Tohaç: Çamaşır yıkarken çamaşırları dövmeye yarayan tahta alet

    Tump: Tarla sınırı

    Tusmah: Eğilmek

    Umsunuh: Umulan bir şeyin olmaması sonucu düşülen umutsuzluk hali

    Üçün, üçür: İçin

    Üvendere: Ucunda “modul” denilen bir çivi bulunan ve öküzlere yön vermek için kullanılan uzun sırık

    Vargel: Kilim dokumada kullanılan bir alet

    Yağarn: Sırt

    Yeğni: Hafif

    Yozucu: Düğünlerde düğüncülerin geleceğini kız evine haber veren kimse

    Yuha: 1-Yufka 2- Sığ

    Yunmak: Yıkanmak

    Yüzünguylu: Aşağıya doğru

    Zahar ki: Belli ki, herhalde

    Zelve: Öküzleri bağlamaya yarayan ağaç ya da demirden yapılan alet

    Zılgar: Devamlı gezen

    Zopa: Sopa

    Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    • 2/3/2007 - BU SAYFA İÇİN TURAN ÇINAR A TEŞEKKÜR EDERİZ

    Kategori: NEYE NE DERLER

    Yazan: TURAN CINAR

    zerze: kapi kilidi
    §oyanni:su taraf
    hayat:evin girisi
    ogendere:sopanin buyugu
    keh:dagin zirvesi
    guzine:kovali soba
    ellani -irbih : abdestlik alet adavat
    fetil:yagli duremec
    setog kafa:bir hakaret durumu
    mici:topac
    mihlamak: civilemek
    mahana:sebep,firsat
    cimciklemek:cimdik atmak
    sadir:idrar
    duve: inek olmaya aday buzagi
    kombe: (cok super bisey hele cayla) corek

    Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Yorum ( 2 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
    HAKKIMDA

    BEN MEHMET ALTUN BİZE HÜMMET OĞLUGİL DERLER BEN DE HÜMMETOĞLUGİLİN ARAP HASANIN TORUNUYUM HİMMET ALTUNUN OĞLUYUM BİZ YEDİ KARDEŞİZ PENDİKTE OTURUYORUM ÖZEL SEKTÖRDE ÇALIŞIYORUM AYRICA ATEŞHATTI GAZETESİ ANADOLU YAKASI BÖLGE SORUMLUSUYUM mehmetaltun58tr@hotmail.com 05323664063

    Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • Arkadaşlarım
  • e-posta
  • RSS

    MENÜ

    Arkadaşlarım

    Reklam

    RESİMLERİM

    KISA MESAJ YAZ


  • Sayfa: 1 - Toplam: 1
    Son Sayfa |
    TOPLAM GİRİŞ :

    Counters
    Free Counter